|
ALTERNATİF VE TAMAMLAYICI TIP
Türkiye'de son 10-15 yıldır sıkça duyduğumuz, hatta medyada gün aşırı yer alan 'Alternatif ve Tamamlayıcı Tıp' adı altında kullanılan tekniklerin,
binlerce yıl öncesine dayandığını biliyor muydunuz?
Tıbbın babası olarak kabul edilen Hipokrat'ın yaşadığı M.Ö. 400 yıllarında başlayan ilk çalışmalar, ne yazık ki ortaçağın sonuna kadar kilise baskısı altında ezilmiştir. Modern tıbbın doğuşu ise, Ortaçağ'ın sonlarına denk gelir. İnsan anatomisinin keşfedildiği
bu yıllardan, Leonardo Da Vinci'nin ünlü anatomi çizimini bilmeyen yoktur.
Klasik tıp, bedenin işleyişini ve bozukluklarını açıklaması bakımından gerçekten önemli bir işleve sahiptir. Yapılan araştırmalar ve geliştirilen teşhis yöntemleri ile tıbba gönül veren doktorlar ve sağlık çalışanları her şekilde takdire
değerdir.
Batı dünyasında 'Alternatif' olarak adlandırılan teknikler ise, aslında binlerce yıldır dünyada kullanılagelmiş ve büyük yararları olan çalışmalardır. Alternatif denilmesi ise aslında ironiden ibarettir. Çünkü klasik tıptan sonra ortaya çıkmış değildir. Batı dünyası, bu bilgileri sonradan öğrendiği için
böyle isimlendirmiştir.
'Tamamlayıcı ve Koruyucu Tıp' olarak anmak daha bilgece bir yaklaşım olacaktır.
İki ekolün arasında bazı ayrılıklar bulunmaktadır. Klasik tıp, rasyonelliğin etkisi altında gelişerek sınıflandırma ve ayırma mantığı yürütmektedir. Bağımsız organlar, bedendeki çeşitli sistemler ve
literatüre geçen tıp dalları bu mantığın açık örnekleridir. Neden sonuç ilişkisine dayanan teşhis ve tedavi yöntemleri, semptomları gidermeye ve 'iyileşme' sağlamaya yöneliktir.
Doğu'da ise ruh, beden ve zihin bütün olarak kabul edilir. Bir odak noktası yerine, bedenin tamamındaki enerjisel akışın dengelenmesi esas
alınır. En basit örneğiyle, akupunktur haritalarına baktığımızda bedenimizi besleyen enerji kanalları olduğunu görürüz. Bu kanallar, yani meridyenler de başka küçük kanallarla birbirlerine bağlıdırlar. Nadi denilen bu küçük kanalların sayılarının 7000'in üzerinde olduğu bilinmektedir.
Her şifa süreci, hasta olanın
aktif katılımı ve inancı ile gerçekleşir. Hastalık dediğimiz durum, aslında halk dilinde yaygın olarak kullanıldığı gibi 'şifayı kapmak'tır!
Batı kültürü ile büyümüş ama Doğu şifacılığına inanmış bir kişi olarak, iki ekolün de birleştirileceği ve entegre tıbbın yaygınlaşacağı günü iple çekiyorum.
Selin
Demirci |